Büyüt Küçült

Kasım 2004
SANATA SANSÜR


Tiyatro Amargi olarak iki yıldır Amargi Kadın Kooperatifi çatısı altında sadece kadınların katılımına açık bir tiyatro faaliyeti yürütüyoruz. Çalışmalarımızda oyunculuk, dramaturji, sahneleme biçimleri, reji-oyuncu ve oyuncu-seyirci ilişkisi üzerine araştırmalar yapıyor ve birikimlerimizi kadın üslubuyla nasıl sahneye aktarabileceğimizi tartışıyoruz. Kadınlarla bir arada tiyatro yapmayı tercih etmemizin nedeni, ataerkil sisteme akıttıklarımızı sorgulayarak genelde sanatı, özelde ise tiyatroyu kadın bakış açısıyla yeniden değerlendirmek istememizdir.

Seyirciyle ilk buluşmamız olan "Yazmadan Dökülenler" oyununda Türkiye'nin farklı yörelerinde yaşayan ya da o yörelerin izlerini göç ederek büyük şehirlere taşıyan kırsal kesimden kadınların hikayelerini anlattık. Kurgusu ve metni grubumuzun ortak ürünü olan oyunda, ekonomik sıkıntılardan dolayı gündelikçilik yapan, çocuğu olmadığı için baskı gören, başlık parası yüzünden evlenememiş, şiddete maruz kaldığı için akli dengesini yitirmiş ve benzer ezilmişlikler yaşayan Arap, Kürt, Ermeni, Türk ve Çingene kadınların yaşamlarından kesitleri sahneye aktardık.

Daha önce İstanbul'un çeşitli sahnelerinde sahnelediğimiz oyunumuzu 21 Şubat 2004 tarihinde de Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği Balıkesir Şubesi'nin davetlisi olarak Balıkesir Salih Tozan Kültür Merkezi'nde coşkuyla sergiledik. Ancak gösteri sonrasında Çingene falcı kadın rolündeki Zehra Genç'e repliklerinden dolayı görevli memura sövme suçu işlediği iddiasıyla soruşturma açıldı . Böyle bir müdahale, özelde grubumuzun sanat pratiğine ve Zehra Genç'in sanatçı kimliğine genelde ise tiyatro sanatına yapılmış ciddi bir sansür uygulamasıdır. Oyunda Çingene falcı kadın hikayesinde kadının yaşadıklarına duyduğu öfke gündelik hayatta birçoğumuzun tanık olduğu, genelleme içeren, esprili bir dille ifadelendirilmektedir. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girme sürecinde olduğu bu günlerde sanatsal yaratım sürecine ket vuran bu tarz baskıcı uygulamalar demokratikleşme çabalarıyla çelişmektedir.

Bizi kaygılandıran diğer bir konu ise, basın yoluyla sanatta sansürü meşrulaştıran, hatta teşvik eden zihniyetlerin varlığına tanık olmamızdır. 23 Şubat tarihinde Balıkesir'in yerel bir gazetesi olan Demokrat'ta yayınlanan "Kadersiz KADER" başlıklı haberde Murat Ayaşoğlu, Emniyet Güçleri'ni "Yazmadan Dökülenler" oyununa müdahale etmeye çağırmaktadır. Oyunda Arapça, Kürtçe ve Ermenice repliklerin yer almasının, bunların izleyici tarafından anlaşılmıyor olmasının, bölücü bir eylem olduğunu ve bundan dolayı polisin soruşturma açmaması durumunda çifte standartın akla gelebileceğini belirtmektedir. Açıkçası bir gazete yazarından bizim hakkımızda herhangi bir suçlamaya kalkışmadan önce "çok merak ettiğini" ısrarla belirttiği repliklerin içeriğini öğrenmesini ve yorumlarını ondan sonra yapmasını beklerdik. Kanımızda bu gerçekten "demokrat" bir tutum olurdu.

Bütün bu yaşadıklarımız yaratım sürecimizi olumsuz yönde etkilese de kadın tiyatro grubu olarak sanat yapma çabamızı sürdürüyoruz. Sanatta sansürü meşrulaştıran ve yaygınlaştıran zihniyete karşın yaşadıklarımızı gündemleştirerek, paylaşmanın demokratik bir ortam yaratabileceği umudunu taşıyoruz.

TİYATRO AMARGİ