|
Yazmadan Yazılanlar
ÇEMBERİMDE GÜL OYA
Selma Altıntaş
Evrensel - 07.11.2003
İTÜ Mezunlar Tiyatrosu'ndaki kadın oyuncuların bir araya gelerek oluşturduğu Tiyatro Amargi topluluğu, "Yazmadan Dökülenler" adlı oyunu sahneliyor. Kurgusu ve metni topluluk tarafından hazırlanan oyun ile kadın duyarlılığı, kadınları anlatan bir oyun ile sahneye taşınıyor.
Oyuncular, doğaçlama çalışmalarından yola çıkıp, tiyatro ve sanata bakışı sorgulayarak ortak bir dil oluşturmaya çalıştıklarını ifade ediyorlar. "Yazmadan Dökülenler"de de hikayeleri seçerken her kadının kendi bulduğu hikayeyi ifadelendirişindeki üslup esas alınmış. Niyetlerinin "oyunculuğa vurgu yaparak tiyatro alanında kadın estetiğini dillendirmek" olduğunu söyleyen kadınların ifadesine göre; "Tüm oyuncuların sahnede olması, gerek müzikle gerekse aksiyonla öykülerin alt yapısını kurması, oyunculuk ve reji anlamında zorlanmalara ama farklı dinamiklerin ortaya çıkmasına" neden olmuş.
Kadın olmanın hallerini neredeyse yedi bölgenin bir panoramasını oluşturacak şekilde biraraya getirip, ataerkil toplumun kadın üzerindeki baskı ve şiddetini göstermeye çalışırken, kadın dayanışmasının da en güzel ve estetik yoldan nasıl mümkün olabileceğini gösteriyorlar.
Çoğu mühendis olan oyuncular, hem toplumda erkek mesleği olarak bilinen bir işi yapıyor, hem de tiyatro yaparak kadın estetiğini dillendirmeyi amaçlıyorlar. Kadının toplumdaki konumunu sorgularken bir yandan tiyatro oyunculuğunu da sorgulamayı ihmal etmiyorlar.Çünkü onlara göre tiyatro politik bir duruş ve onlar da duruşlarıyla kadın olarak kadının yanında yer aldıklarını belirtiyorlar. Çünkü kadınlar arasındaki dayanışmanın gücü nispetinde seslerini daha iyi duyurabileceklerine inanıyorlar.
Adak ağacı
Kırsal kesimlerde eğitimsizlik yüzünden kadının haklarından mahrum bırakılması, kadının bir mal gibi görülmesi ya da kadının evde ve tarlada köle gibi çalıştırılması, dahası Doğu ve Güneydoğu kadınlarının devlet görevlilerinden duyduğu korkuyu sorgulayan bir oyun "Yazmadan Dökülenler". Her karakter kendi yazgısını dile getirdikten sonra başındaki yazmayı da çıkarıp sahnedeki dilek ağacına bağlıyor. Böylece kendi acılarını da bir anlamda yazmadan dökmüş oluyorlar. Çünkü, bu yazmaların çıkarılıp adak ağacına bağlanması ile artık kadını bir mal gibi gören zihniyetin de değişmesini umut ediyorlar. Oyunun içindeki geçişler kadının günlük işlerinde kullandığı objeler yoluyla müzik yapılarak sağlanıyor. Leğenler, kaşıklar, kazan,yayık gibi nesneleri yaratıcı bir şekilde kullanarak oluşturulan müzik eşliğinde, "Çemberimde gül oya, gülmedim doya doya" diyerek ezilen kadının yazgısını dillendirirken, aynı zamanda kadının pek çok sorununu da gözler önüne seriyorlar.
Kendi dilinde
Oyunun en can alıcı kısmı ise kocasını ve oğlu öldürülen acılı Kürt kadınının kendi dilinde söylediği ağıt olsa gerek. Zazaca, Arapça ve Kürtçe ağıtların söylendiği ve konuşmaların yapıldığı oyunda, bu bölümler Türkçe'ye çevrilmiyor ve her karakter kendi kültürü içinde canlandırılıyor. Tam da sahnenin ortasındaki adak ağacının sembolize ettiği gibi kadın, hem yaşamın kaynağı, kökü hem de özgürlüğe uzanan ellerdir. Adak ağaçlarının rengarenk dilekleri gerçekliğe kavuşturması umuduyla....
"Yazmadan Dökülenler", 12 Kasım Çarşamba saat 20.00'de Ortaköy Afife Jale Sahnesi'nde; 16 Kasım Pazar saat 16.00 ve 20 Kasım Perşembe günü saat 20.00'de İstiklal Caddesi Rumeli Han'daki Oyuncular Tiyatro Kahve'de sahnelenecek.
13 HİKAYE VE 13 YASAM
özgür politika - 01.kasım 2003
Tiyatro Amargi tarafindan sergilenecek olan, kurgusu ve metni kadinlar tarafindan olusturulan "Yazmadan Dokulenler" oyunu seyircisiyle bulusuyor. Oyun yasanmis, farkli kulturlerden 13 kadinin hikayelerini konu aliyor ve yasamimizda karsimiza cikacak kadar tanidik.
Amargi Kadin Kooperatifi ve ITU Mezunlari Tiyatrosu'ndan kadinlarin bir araya gelmesiyle kurulan Tiyatro Amargi'nin "Yazmadan Dokulenler" isimli oyunu, kadin estetigini tiyatro sahnesine tasimayi amacliyor. Oyunun kurgusu ve metni, 18 kadinin kolektif emegi ile hazirlandi. Kultur cesitliligi icinde grup calismalarina baslayan kadinlar, kendi farkliliklarini oyunda yansitmayi amacliyor. "Yazmadan Dokulenler" oyunu Turkiye'nin degisik bolgelerinden goc ettikleri buyuk sehirlere kendi kulturlerini tasimis 13 kadinin hikayesini konu aliyor. Cogu yasanmis hikayelerden esinlenerek olusturulan dogaclama oyunda, her oyuncu, kendi farkliligindan yola cikarak bir hikaye ciziyor. Oyunda karsimiza cikan karakterler; Istanbul Tarlabasi'nda bir transeksuel kadinin yasadiklari ile goce maruz kalmis bir Kurt kadininin yasami, oyundan ciktigimizda karsimiza cikacak kadar yakin ve tanidik.
Oyunda, ekonomik sikintilardan dolayi temizlik isciligi yapan, cocugu olmadigi icin baski goren, baslik parasi yuzunden evlenemeyen, siddete maruz kaldigi icin akli dengesini yitiren ve benzer ezilmislikleri yasayan Turk, Arap, Kurt, Ermeni ve Cingene gibi farkli kesimlerden kadinlarin yasamlarindan kesitleri sahneye tasimayi amacliyor.
'Yazma' ortak sembol
Farkli toplumsal yapilardan gelen ve farkli deneyimlere sahip kadinlarla calistiklarini soyleyen Tiyatro Amargi oyuncusu ve reji gorevlisi Gulden Arsal, kadin tiyatrosunu ve oyunculugunu sorgulayarak tiyatro yapmaya basladiklarina dikkat cekti. Oyunun metnini olustururken farkli kulturlerden kadinlarin kendi oyunculuk ve kulturel dillerini kullanmalarinin, oyunda serbest bir anlatimi ortaya cikardigini da belirten Arsal "Kadin duyarliligini sahneye tasimak yonundeki egilimimiz kadin oykulerini konu alan dogaclama calismalarina baslamamiza neden oldu" dedi. Amargi Tiyatrosu'nun ilk kurucularindan Esmeray ise tiyatroyu yapmaktaki asil amaclarinin feminist bakis acisiyla erkek egemenligini sanatta da sorgulamak olduguna dikkat cekti. Oyunculuk deneyimlerinin yeni oldugunu da anlatan Esmeray, daha yolun basinda olduklarini gelecekte ise feminist tiyatronun temelini olusturacak calismalar yapmayi planladiklarini bunu yaparken de oyunu izleyici elestirisine acik biraktiklarini belirtti.
Oyuna "Yazmadan Dokulenler" ismini koymalarinin nedeni olarak yazmanin Anadolu'daki kadinin ortak noktasi olmasindan kaynaklandigini da soyleyen Esmeray "Yazmadan Dokulenler, binlerce yildir suregelen ataerkil sistemin donusturulmesinde kadin dayanismasi ve birlikteliginin gerekliligine vurgu yapan eglenceli, umutlu bir o kadar da huzunlu bir gosteridir" dedi. Tiyatro Amargi'nin seyirciyle ilk bulusmasi olan "Yazmadan Dokulenler" oyununun galasi 12 Kasim'da saat 20.00'de Ortakoy Afife Jale Sahnesi'nde gerceklestirilirken, oyun 16 ve 20 Kasim tarihlerinde Taksim Tiyatro Kahve'de sahnelenecek
ÖTEKİ TÜRKİYENİN KADINLARI
Efnan Atmaca
19 kasım 2003 - Akşam Gazetesi
'Kadınız, dertliyiz' sloganıyla yola çıkan Kürt, Türk, Ermeni, Arap, transseksüel 13 kadın Tiyatro Amargi adlı bir grup kurdu. İlk oyunları 'Yazmadan Dökülenler'de günlük hayatın karmaşasında unutulan kadın hikayelerini anlatan topluluk, baharda sokağa çıkmaya hazırlanıyor
Kızı feminist oldu diye endişelenen Laz bir anne, çocuğu olmadığı için kaynanası tarafından horlanan genç bir kadın, apartmandaki zengin kadının verdiği ayakkabılarla aynada kendini süzen bir kapıcı, çocukluğundan beri maruz kaldığı şiddet yüzünden akli dengesini yitirmiş Arap bir kadın, annesi tarafından 'temiz bir aile kızı'yla evlendirilmek istenen bir travesti...
Tüm bunlar gündelik hayatının karmaşasında gözden kaçan, dikkat çekmeyen ama çok bildik hikayeler. Amargi Kadın Kooperatifi ve İTÜ'lü Mezunlar Tiyatrosu'ndan kadınların kurduğu Tiyatro Amargi 'Yazmadan Dökülenler' adlı ilk oyununda işte bu hikayelerin isimsiz kahramanlarını aynı sahnede buluşturuyor ve onların hikayelerini canlandırıyor.
Yazmalar Tarlabaşı'ndaki kadınlar hediye etmiş
Tiyatro Amargi'yle oyun sonrası konuştuğumda ilk merak ettiğim bu 13 kadının nasıl bir araya geldikleriydi. Zira röportaj ve fotoğraf çekimi için bile toplanmaları epey zaman aldı. Röportaja başlayıncaysa onları birleştirenin 'Kadınız, dertliyiz' sloganı olduğunu anladım. Esmeray, Gülden Arsal, Meryem Oruç, Özgür Solmaz, Senem Donatan, Gülçin Çekiç, Zöhre Şahin, Merve Tanrıöver, Meryem Güldürdak, Neslihan Köse, Şengül Özdemir, Suzan Karaibrahimoğlu, Zehra Genç, Tiyatro Amargi kadınların hayatının her alanında ezildiğini ve bu ezilmişliğin sanata da yansıdığı düşüncesiyle kurulmuş: 'Kadınlar var gibi görünüyor ama görünmüyor. Biz de bu görünmezliğe vurgu yapmak istedik.' Seyirciyle ilk buluşmaları olan 'Yazmadan Dökülenler'de bunu anlatmaya çalışmışlar. Oyun tamamiyle kendi çabalarıyla ortaya çıkmış. Tiyatrolarını 'alaylı' olarak niteleyen kadınlar oyunun metnini kendileri yazmış, rejisini kendileri gerçekleştirmiş. Oyunun yönetmeni Donatan 'Her şeyi kendimiz yaptık. Metini hep beraber yazdık. Müzikler ise kadınların günlük hayatlarında kullandıkları gereçler. Ancak çok da yardım aldık. Tarlabaşı'ndaki kadınlar, ailelerimiz, komşularımız bize yazmalarını verdi' diyor.
Propaganda tiyatrosu olmak istemiyoruz
Hikayelerin ise kadınların bire bir yaşadıkları, etrafında gördükleri, komşularının, ailelerinin öyküleri olduğunu söyleyen Donatan 'Grupta Ermeni, Kürt, Arap, Türk her etnik gruptan ve Türkiye'nin her yöresinden üye var. Grup bu kadar renkli olunca da ortaya Türkiyeli 13 kadının hikayesi çıktı' diyor. Donatan amaçlarını ise 'Kadınların dillendirilmesi gereken hikayeleri var çünkü kadınlar hep susuyorlar ya da susturuluyorlar. Bunu sanatla anlatmak istiyoruz. Ancak sanatın işlevini aşan bir niyetimiz yok' diye açıklıyor. Asla propaganda tiyatrosu olmak istemediklerini söyleyen Donatan, onları birleştiren şeylerden birinin de umut olduğunu söylüyor: 'Oyunda tek bir dekor var. Bir adak ağacı. Kadınlar hikayeleri bitince yazmalarını ona asıyor. Bu ağaç da umudu simgeliyor.' Karaibrahimoğlu ise hedeflerini büyük olduğunu söylüyor ve 'Feminist bir tiyatro kurmak, daha iyi oyunlar yazıp daha geniş kitlelere ulaşmak, sesimizi duyurmak istiyoruz' diyor.
Bu amaçla da ilk oyunlarını kendilerine gelemeyenlere götürmeye kararlılar. Aralık ayında bir turneye çıkacaklar. Mayısta ise oyunlarını mahalle aralarında oynamayı planlıyorlar.
19-Nisan 2004 Pazartesi ÖZGÜR GÜNDEM 9-Nisan 2004 Pazartesi
Kadin tiyatrosuna yasak
HUSNIYE TEKIN/ISTANBUL
Amargi Kadin Tiyatro Grubu'nun bircok ilde oynadigi "Yazmadan Dokulenler" adli oyun hakkinda, yerel Demokrat gazetesinde yazilan bir haberi ihbar kabul eden Balikesir Emniyet Mudurlugu tarafindan sorusturma baslatildi. Balikesir KADER Baskani Ayse Figen Kalay ve tiyatro oyuncusu Zehra Genc ile Esmeray hakkinda sorusturma baslatti. Hakkinda sorusturma baslatilan Balikesir KADER Baskani Ayse Figen Kalay, "Haberden kaynakli olarak bize sorusturma acildi. Tiyatroda polislere soylenmis bir cumleden yola cikilarak sorusturma baslatildi. Bu olaya uzulduk tabii, ama cok uzerine gitmedik."
Sorusturma cok komik
Balikesir Emniyet Mudurlugu'nun sorusturmayi baslatmasi uzerine Istanbul Emniyet Mudurlugu Basin Masasi da Amargi Kadin Tiyatro Grubu oyunculari Esmeray ve Zehra Genc hakkinda sorusturma baslatti. Baslatilan sorusturmayi cok komik buldugunu ifade eden Amargi Kadin Tiyatro Grubu oyuncusu Esmeray, "Oyunda polise hakaret edildigini ve bu yuzden sorusturmanin baslatildigi soylediler. Olacak O Kadar programinda Levent Kirca ve Oya Basar da oyunlarinda benzer seyleri oynuyorlar. Bircok kisiyi canlandiriyorlar ve bircok sey soyluyorlar.
Ama onlarin soyledikleri hakaret olarak gorulmuyor. Bunun nedeni onlarin acaba profesyonel oyuncu olmalari mi? Bu yuzden mi onlarin dokunulmazligi var" diye konustu.
|