Büyüt Küçült

31.05.2008 Evrensel Gazetesi - Ali Rıza Kılınç

Eski bir hikaye: ‘Vaiz’


8. Diyarbakir Kültür Sanat Festival’i etkinlikleri devam ediyor. Festival kapsaminda çok sayida etkinlik yapilirken, önceki gün iki tiyatro oyunu da sahnelendi. Bunlardan biri, Teatra Arsen Poladov’un hazirladigi “Çend Dîmen Jiyane” isimli oyunuydu. Baglar Körhat’ta sahnelenen oyun, izleyicilerin begenisini topladi. Bir baska oyun da, Tiyatro Seyyar Sahne tarafindan sahnelenen ‘Vaiz’ adli oyun.

Dink’e ve Kaymaz’a…

Mardin’in Kiziltepe Ilçesi’nde öldürülen Ugur Kaymaz ile öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayin Yönetmeni Hrant Dink’e atfen yazilan oyun, tarihi Keçi Burcu’nda sahnelendi. Celal Mordeniz’in yönetmenligini yaptigi Vaiz, klasik tiyatronun kaliplari disinda “Bedeni konusturma” merkezli deneysel bir kurgu üzerinde yürüyor.

Seyyar Sahne tiyatro grubu genç bir grup olmasina karsin, çikardiklari oyunun hayli basarili oldugunu söylemek gerekir. 2005 yilinda kurulan grup, oynadiklari her oyun metni üzerine yogun bir arastirma yaparak çalismalarini sürdürüyor. Daha önce, “Ben Pierre Riviere…” oyununun çikaran Seyyar sahne, genç kadrosuyla simdi de “Vaiz”i sahneliyor. Vaiz oyununun metni, Yahudi gelenegine ait olan, ancak çogu Hiristiyan mezhebi tarafindan da kabul edilen kutsal metinlerin bir araya getirildigi “eski Ahit” adi verilen kutsal kitaptan yola çikarak sahneye uyarlanmaya çalisilmis.

Mordeniz: ‘Hareketi besteliyoruz’

Eski Yunan kültürünün izlerinin yani sira, oyunun esas vurgusu hayatin bosluguna ve her seyin geçiciligine dayaniyor. Günümüzün ahlaki ve toplumsal degerleri içinde varolusçu ögeler içeren metin, varlik olarak insanin içine düstügü dehsete, bosluga, beyhudelige de göndermeler içeriyor. Dogaçlamalara dayali herhangi bir kurgu ya da anlatim kaygisi duymadan ses ve bedenin kullanimi, yönetmen Mordeniz’in deyimi ile “Hareketin matematigini yaratmaya, bir yönüyle de hareketin, bedenin bestesini yapmaya” dayaniyor. Mekan olarak Keçi Burcu’nun tercih edilmesinin de oyunun daha güçlü bir sekilde algilanmasini beraberinde getirdigini söylemek gerekir. Oyun metnini beden yoluyla vermenin hayli zor bir is oldugu düsünüldügünde, oyuncularin, bedene hareket yoluyla hükmetmeyi, bedeni söz ve seslerle yeniden konusturmayi basardiklarini ifade etmek gerekir.

Umut, sevgi, erdem, bilgelik...

Kostümlerin siyah olmasi, mekanin Keçi Burcu olmasi nedeniyle izleyici ile oyuncu arasinda kimi zaman ortak bir dil yaratildigini, sessizlik ve boslukta bir duygu birlikteligi yakalandigini ve bosluk olarak ifade edilen, belki de seyre dalinan bir atmosferde arinma duygusunda bir dil yakalandigini da söylemek gerekir.

Iki bölümden olusan oyun, ilk bölümde, tekrarlarla hedeflenen bir dizi imgenin olusturulmasi için ortak bir zemini arayisi ile basliyor. Ikinci bölümde ise, çikis noktasi yine hareket olsa da yazili bir metni ya da hikayeyi deneme sahnesi. Hareket ve sesler ikinci bölümde oyuncu tarafindan belli bir kurgu içinde bir araya getirilmeye çalisiliyor, bu yöntemle de metnin etki gücünün artirilmasi hedefleniyor. Oyunculugun, bir manada yetkinlik noktasina yakin durdugunu söylemek abartili olmaz. Oyun, genel olarak günes altinda yasamini sürdüren varliklarin bosunaligina vurgu yapsa da, oyunun son bölümünde sürekli olarak, dayanismaya, iyiye, erdeme, sevgiye, umuda vurgu yapildi. Oyuncular, sahneledikleri vaiz oyunundan sonra seyirciler ile bir araya geldi. Yönetmen Celal Mordeniz ve oyuncular izleyicilerin sorularini yanitladilar.