|
|
 |
Sayfa Gösterimi: 228069
|
|
| |
| |
 |
| |
|
| |
Seyyar Sahne’nin Derdi Üzerine...
Her ne kadar alışılagelen anlamda “profesyonel” tiyatrocular olmasak da, grubun kuruluşunda "hoşça vakit geçirmenin" ya da günün yorgunluğunu üzerimizden atabileceğimiz bir hobi ile uğraşmanın ötesinde motivasyonların rol oynadığını vurgulamak yerinde olacaktır. Bizi harekete geçiren esas dürtünün, sürekli olarak "soyu tükenen sanat" muamelesi gören, "eğlencelik" olmakla "müzelik" olmak seçenekleri arasında bırakılan tiyatro sanatının birçok zorluğa rağmen dinamik bir faaliyet olarak sürdürülebileceği düşüncesidir. Ve bizce böyle bir dinamizm, “tiyatro sanatını yaşatabilmek” adına değil, bize kendini doğalmış gibi kabul ettirmeyi her seferinde başaran o meşhur “gündelik hayatın” akışında ufak tefek de olsa sızıntılara yol açabilmek adına sağlanmalıdır. Gerek sanatsal ve düşünsel üretimde, gerekse siyasette yaratıcı yaklaşımların öncelikle o fena halde “gündelik” gibi görünen hayata biraz olsun yadırgayarak bakabilmekle mümkün olacağını düşünmekteyiz.
Seyyar Sahne Tarihçe
Seyyar Sahne, 2001 yılının Mart ayında bir grup amatör tiyatrocunun girişimiyle kuruldu. Üniversite döneminde, Boğaziçi Üniversitesi'nde tiyatroyla yoğun olarak ilgilenen dört amatör tiyatrocu, mezun olduktan sonra tiyatroya devam etmenin yollarını aramaya koyuldular. Tiyatroyla yoğun olarak uğraşmak isteyen yeni üyelerin katılımıyla genişleyen ve Seyyar Sahne adını alan grup, 2001 bahar ve yaz dönemini bulabildikleri çeşitli mekanlarda oyunculuk çalışmaları yaparak geçirdi. Bu çalışmalar esnasında, kış döneminde sergilenecek bir oyunun arayışına girildi ve grup, bir komedi klasiğini, Moliere'in Gülünç Kibarlar eserini sahnelemeye karar verdi. Proje, Eylül ayında İTÜ Mezunlar Tiyatrosu'ndan oyuncuların da katılmasıyla genişledi ve oyun bir Seyyar Sahne-İTÜ Mezunlar Tiyatrosu ortak projesi halini aldı. Aralık 2001’de sergilenmeye başlanan Gülünç Kibarlar, başta Ortaköy Afife Jale Sahnesi olmak üzere, İstanbul’un çeşitli mekânlarında (İTÜ, Yıldız Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Şehir Tiyatroları, Cumhuriyet Köyü) yirmiye yakın kez sergilendi.
2002 yazında grup üyelerini yeni arayışlara zorlayacak bir projeye, bir tragedya çalışmasına girişildi. Ancak tragedya sahnelemesine yönelik metin yazımı çalışması, zamanla bambaşka bir mecraya evrildi ve ortaya özgün bir kurgu çıktı. Tüm oyuncuların vurmalılarla sahnedeki oyuna eşlik etmeleri fikrinin hayata geçirilmesi amacıyla, metin ve sahne çalışmalarına paralel olarak ritm çalışmaları yürütüldü. Uzun bir prova döneminin sonucunda, ortaya Sırat Öyküleri adında bir saatlik bir gösteri çıktı.
2003-2004 sezonunda Seyyar Sahne yeni bir metin çalışmasına yöneldi. Tıpkı Sırat Öyküleri’nde olduğu gibi metin yazımıyla sahneleme çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğü ve zaman zaman iç içe geçtiği bir çalışma döneminin ürünü olarak Dünyanın En Güzel Hikâyesi adlı tek perdelik oyun sergilendi.
2004-2005 sezonu, 2004 yazında İTÜ Mezunlar Tiyatrosu ile yapılan ortak çalışmalardan hareketle şekillendi. Yaz çalışmalarındaki amaç, hem grupların sanatsal üretim sürecine dair verimli bir ortaklığa girebilmesi, hem de tüm oyuncuların sınırlarının zorlanmasıydı. Molière, Büchner, Shakespeare, Calvino gibi yazarların metinlerinden hareketle yapılan oyunculuk çalışmaları sonrasında, Macbeth üzerinde yoğunlaşılmasına karar verildi ve uzun bir çalışma döneminin sonunda oyun seyirciyle buluştu.
Kadro yapılanması açısından bakıldığında Macbeth sürecinin Seyyar Sahne açısından önemli bir dönüm noktası olduğu söylenebilir. İTÜ Mezunlar Tiyatrosu’yle girilen ortaklık, iki grup arasında daha yakın bir ilişkinin kurulmasına, hatta kadrolar arasında bir tür geçişkenliğin belirmesine yol açtı. Bu nedenle 2005-2006 sezonu, grupların belli oranda ortak yürüttükleri atölye çalışmaları etrafında şekillendi. Bu atölye çalışmalarına paralel olarak ise, Michel Foucault ve arkadaşlarının 19. yüzyılda Fransa’da işlenmiş bir aile cinayetiyle ilgili hazırladıkları Annemi, Kız Kardeşimi ve Erkek Kardeşimi Katleden Ben, Pierre Rivière adlı derlemeden hareketle bir çalışma yürütüldü. Çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan Ben Pierre Rivière adlı tek kişilik gösteri halen sergilenmektedir.
2006 yazinda, Seyyar Sahne ve ITU Mezunlar Tiyatrosu gruplarinin katilimiyla Iznik yakinlarindaki Kerametalti mevkiinde iki hafta süreyle tiyatro kampi gerçeklestirildi. Sadece iki grubun üyelerine yönelik olarak düzenlenen kamp süresince bedensel ve vokal kullanima dair yeni olanaklarin arastirildigi çalismalar yapildi ve yeni ifade biçimleri denendi (kampla ilgili ayrintili bilgiyi "Metinler" sekmesi altinda bulabilirisiniz).
2006 ekiminde Seyyar Sahne- Itü Mezunlar Tiyatrosu birlikteliginin yeni bir nitelik kazanmasi gerektigi düsüncesinden hareketle, ITÜ Mezunlar Tiyatrosu lagvedildi ve iki grup Seyyar Sahne çatisi altinda birlesti. Bundan sonraki aylarda yaz kampinda sürdürülen yogun fiziksel-vokal çalismalara devam edildi, Tevrat'taki metinlerden ve serbest dogaçlamalardan hareketle sahneleme çalismalari yapildi. 2007'nin Mayis'inda, bu çalisma döneminin bir ürünü olarak tasarlanan "Vaiz" adli gösteri seyirciyle bulustu.
2007 yazinda bir kez daha 15 günlük bir tiyatro kampi organize edildi. Bu kez kampin mekani Bodrum-Gümüslük'teki "Gümüslük Akademisi" oldu. Kamp boyunca bir yildir sürüdürülen çalismalara devam edildi ve "Vaiz" adli gösteri sergilendi.
|
İTÜ Mezunlar Tiyatrosu Tarihçe |
İTÜ Mezunlar Tiyatrosu Tarihçe
Öğrencilik yıllarında İTÜ Sahnesi’nde tiyatro yapan 6 kişi, mezun olduktan sonra da tiyatroya devam etme kararı alarak 2000 yılının Temmuz ayında “İTÜ Mezunlar Tiyatrosu Girişimi” adıyla çalışmalara başladı. Bu çalışmaların ilk ürünü olarak Molière’in Zoraki Hekim adlı eseri, Aralık 2000’de İTÜ Sahnesi ismi altında seyircinin beğenisine sunuldu. Oyun, İstanbul içinde ve dışında farklı salonlarda, Macaristan’ın Debrecen şehrinde düzenlenen Fransız Oyunları Festivali’nde ve Fransa Compiègne Teknik Üniversitesi’nin düzenlediği tiyatro festivalinde sahnelendi. Grup, aynı yıl İTÜ Halk Bilimleri ve Sanatları Topluluğu ile birlikte Noktasız Bir Öykünün Başındayız. Merhaba... adlı semah-dans gösterisini hazırladı. 2002 senesinde İTÜ Mezunlar Derneği ile gelişen ilişkiler sonucunda “İTÜ Mezunlar Tiyatrosu” adını alan grup, Dario Fo – France Rame’nin Açık Aile oyununu ve Seyyar Sahne ile birlikte çalıştığı Molière’in Gülünç Kibarlar isimli oyununu sahneye koydu. Gülünç Kibarlar, topluluğun Seyyar Sahne ile oluşan sanatsal dayanışma ve etkileşim ilişkisinin ilk ürünü oldu.
Ertesi yıl mezun olan yeni bir İTÜ Sahneli kuşağın topluluğa katılımıyla kadrosu genişleyen İTÜ MT, William Shakespeare’in yazdığı ve Can Yücel’in Türkçe’ye çevirdiği Bahar Noktası adlı oyunla seyirci karşısına çıktı. Bahar Noktası topluluğun yeniden yapılanmasında çok önemli bir köşe taşı ve birleştirici güç oldu.
Aynı yıllarda İTÜ MT üyesi bir grup kadın ise 2002 yılında Tiyatro Amargi’nin kuruluşunda yer almış ve topluluğun ilk oyunu olan Yazmadan Dökülenler’i sahneleyen kadroda yer aldılar.
İki sezon boyunca sergilenen Bahar Noktası’nın ardından 2004 yılında Seyyar Sahne ile çalışmalarını ortaklaştıran İTÜ MT, bu ortaklaşmanın ilk ürünü olarak Shakespeare’in Macbeth’ini sahneye koydu.
Grup, 2005 yılında İTÜ Sahnesi ve Seyyar Sahne ile birlikte hazırlanan Moliere’in Cimri’si ile izleyici karşısına çıktı. Cimri yıl boyunca çeşitli şenlik ve sahnelerde seyircileriyle buluştu. Aynı yıl, Seyyar Sahne ile birlikte bir oyunculuk eğitim-araştırma çalışması başlatan İTÜ MT, bu çalışmalarını Diyarbakır’da iki kez tekrarlanan ve İTÜ’de İTÜ Sahnesi’yle birlikte yapılan atölyelerin yanı sıra, İznik’te iki hafta boyunca gerçekleştirilen bir oyunculuk çalışmaları kampıyla sürdürdü.
İTÜ Mezunlar Tiyatrosu’nu şekillendiren temel düşüncenin, öğrencilik yaşamı sonrasında mevcut kültür-sanat piyasasına eklemlenmeden kendi özgün kaynaklarını ve seyircisini yaratarak tiyatroya devam etme isteği olduğunu söyleyebiliriz. Topluluk bu anlamda Türkiye’de var olan özgün deneyimlerden biridir.
İTÜ MT prodüksiyon merkezli bir çalışma yöntemi izlememekte, ancak çalışma süreçlerinin seyirciyle paylaşılan nihai ürünü sayılan oyunlar, topluluğun sanatsal serüveninde belirleyici olmaya devam etmektedir. Topluluk içerisinde profesyonel olarak tiyatroyla uğraşan sadece iki üye bulunmasına rağmen, İTÜ MT amatör tiyatronun yapısal kısıtlarını mazeret haline dönüştürmeden nitelikli prodüksiyonlarla yoluna devam etmeyi amaçlamaktadır. Ortalama 2000 kişilik bir seyirci kitlesi tarafından seyredilen bu oyunlar, kalıcı ve sabit bir çalışma mekânının olmaması nedeniyle, o dönem sahip olunan olanaklara göre farklı salon ve alanlarda hazırlanmaktadır.
İTÜ MT ve Seyyar Sahne, 2006 yılı yaz aylarında uzun yıllardır sürdükleri ortak çalışma ve dayanışma geleneğini farklı bir boyuta taşımış ve Seyyar Sahne çatısı altında birleşmişlerdir. |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|